Fulya Zenginer röportaj 3


9/8/2008 ·

Hırslı ve güzel




Fulya Zenginer'i "İki Aile" dizisinin havalı ve kibirli Eda'sı olarak tanıdık.


Fulya Zenginer’i "İki Aile" dizisinin havalı ve kibirli Eda’sı olarak tanıdık. Şimdilerde ise "Küçük Kadınlar" dizisinin başrol oyuncularından biri... Henüz 18’inde olan Zenginer, hakkında merak edilenleri D Smart dergisine anlattı.

Oyunculuk için 18 yaş erken değil mi?

- Klasik olacak ama küçüklüğümden beri çok istiyordum. Ama annem "Liseyi bitirmeden olmaz" diyordu. Lise bitince, annemle birlikte bir ajansa yazıldım. Ayrıca kısa süreliğine tiyatro eğitimi aldım. Ayrıca yazmayı çok seviyorum. İleride yazar olmak istiyorum.

Yazar olmak için herhangi bir çabanız var mı?


- Boş zamanlarımda öykü yazıyorum. Bunları senaryoya çevireceğim. Eğer olursa, senaristlik bile düşünüyorum.

"Küçük Kadınlar" dizisinde başrol oynuyorsunuz. İzleyiciden gelen tepkiler nasıl?

- Bizimkisi her kesime hitap edecek bir dizi. Çünkü gerçek hayatla bağdaşan pek çok şey var. Hüznü ve mutluluğu anlatıyor. Maddi ve manevi mücadele vererek yaşamaya çalışan beş kız kardeş var. Hiçbir kötülüğe bulaşmadan hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Ben, evin üç numaralı kızı olan Yeliz’i oynuyorum. Bulunduğu konumu hazmedemeyen biri. Zengin insanlara özeniyor. Kendini çok önemseyen, eğlenceli ve enerjik bir kız.

Bu diziye nasıl dáhil oldunuz?

- "İki Aile" dizisinin prodüksiyon şirketi, bu diziyle de uğraşıyordu. Bana teklif sundular. Ben de hemen annemle konuştum. Annem çok beğendi projeyi. O da onay verince kabul ettim. Aslında bu dizinin yeri çok başka bende. Çünkü beni görüşmeye çağırdıklarında, annem by-pass ameliyatı olmuştu. Onunla hastanede kalıyordum. Hatta annemi o halde bırakmak istemedim. Ama oradaki diğer hastaların refakatçileri, "Biz ilgileniriz" deyince hastaneden çıktım, bir fön çektirdim. Uykusuz ve yorgun halimle görüşmelere katıldım.

Şöhret önemli mi sizin için?

- Oyunculuğumun konuşulması benim için çok önemli. Ama bu yorum şöhrete girer mi, girmez mi bilemiyorum.

Oyunculuk yolunda ilerlemeye başladığınız günden beri hayatınızda neler değişti?

- Yaşamımı değiştirecek kadar büyük bir değişim yaşamadım. Daha fazla sorumluluk alıyorum. Bu camiadan çok kişi tanıma fırsatım oldu. Sabahlara kadar süren setlerimiz oluyor. Set bittikten sonra evime gittiğimde çok mutlu oluyorum.

Yüzücü olmayı çok istiyormuşsunuz. Neden bu istek gerçekleşmedi?

- İki yaşından beri yüzüyorum. Dokuz yaşında kulübe yazıldım. Çok severek yüzüyordum. Ama oyunculuk daha baskındı. Daha sonra, Türkiye’de bu isteğimi gerçekleştiremeyeceğimi anladım.

Neden?


- Çünkü yüzücülük için alan ve imkan sınırlı. Ancak yurtdışında yapabilirdim. Şimdi hobi olarak sürüyor.

"İki Aile" dizisinde Efe, Eda’yı kazanmak için oldukça çaba sarf ediyordu. Fulya da erkekleri peşinden çok koşturur mu?

- Peşimden koşmalarını sevmiyorum. Bana "canım, cicim, aşkım" diye mesaj atmalarından hiç hoşlanmıyorum. Bir kere biri öyle yapmıştı, hemen numaramı değiştirdim!

Yorum (yok) Yorum yaz!

Fulya Zenginer röportaj 3


9/8/2008 ·

Hırslı ve güzel




Fulya Zenginer'i "İki Aile" dizisinin havalı ve kibirli Eda'sı olarak tanıdık.


Fulya Zenginer’i "İki Aile" dizisinin havalı ve kibirli Eda’sı olarak tanıdık. Şimdilerde ise "Küçük Kadınlar" dizisinin başrol oyuncularından biri... Henüz 18’inde olan Zenginer, hakkında merak edilenleri D Smart dergisine anlattı.

Oyunculuk için 18 yaş erken değil mi?

- Klasik olacak ama küçüklüğümden beri çok istiyordum. Ama annem "Liseyi bitirmeden olmaz" diyordu. Lise bitince, annemle birlikte bir ajansa yazıldım. Ayrıca kısa süreliğine tiyatro eğitimi aldım. Ayrıca yazmayı çok seviyorum. İleride yazar olmak istiyorum.

Yazar olmak için herhangi bir çabanız var mı?


- Boş zamanlarımda öykü yazıyorum. Bunları senaryoya çevireceğim. Eğer olursa, senaristlik bile düşünüyorum.

"Küçük Kadınlar" dizisinde başrol oynuyorsunuz. İzleyiciden gelen tepkiler nasıl?

- Bizimkisi her kesime hitap edecek bir dizi. Çünkü gerçek hayatla bağdaşan pek çok şey var. Hüznü ve mutluluğu anlatıyor. Maddi ve manevi mücadele vererek yaşamaya çalışan beş kız kardeş var. Hiçbir kötülüğe bulaşmadan hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Ben, evin üç numaralı kızı olan Yeliz’i oynuyorum. Bulunduğu konumu hazmedemeyen biri. Zengin insanlara özeniyor. Kendini çok önemseyen, eğlenceli ve enerjik bir kız.

Bu diziye nasıl dáhil oldunuz?

- "İki Aile" dizisinin prodüksiyon şirketi, bu diziyle de uğraşıyordu. Bana teklif sundular. Ben de hemen annemle konuştum. Annem çok beğendi projeyi. O da onay verince kabul ettim. Aslında bu dizinin yeri çok başka bende. Çünkü beni görüşmeye çağırdıklarında, annem by-pass ameliyatı olmuştu. Onunla hastanede kalıyordum. Hatta annemi o halde bırakmak istemedim. Ama oradaki diğer hastaların refakatçileri, "Biz ilgileniriz" deyince hastaneden çıktım, bir fön çektirdim. Uykusuz ve yorgun halimle görüşmelere katıldım.

Şöhret önemli mi sizin için?

- Oyunculuğumun konuşulması benim için çok önemli. Ama bu yorum şöhrete girer mi, girmez mi bilemiyorum.

Oyunculuk yolunda ilerlemeye başladığınız günden beri hayatınızda neler değişti?

- Yaşamımı değiştirecek kadar büyük bir değişim yaşamadım. Daha fazla sorumluluk alıyorum. Bu camiadan çok kişi tanıma fırsatım oldu. Sabahlara kadar süren setlerimiz oluyor. Set bittikten sonra evime gittiğimde çok mutlu oluyorum.

Yüzücü olmayı çok istiyormuşsunuz. Neden bu istek gerçekleşmedi?

- İki yaşından beri yüzüyorum. Dokuz yaşında kulübe yazıldım. Çok severek yüzüyordum. Ama oyunculuk daha baskındı. Daha sonra, Türkiye’de bu isteğimi gerçekleştiremeyeceğimi anladım.

Neden?


- Çünkü yüzücülük için alan ve imkan sınırlı. Ancak yurtdışında yapabilirdim. Şimdi hobi olarak sürüyor.

"İki Aile" dizisinde Efe, Eda’yı kazanmak için oldukça çaba sarf ediyordu. Fulya da erkekleri peşinden çok koşturur mu?

- Peşimden koşmalarını sevmiyorum. Bana "canım, cicim, aşkım" diye mesaj atmalarından hiç hoşlanmıyorum. Bir kere biri öyle yapmıştı, hemen numaramı değiştirdim!

Yorum (yok) Yorum yaz!

fulya zenginer röportaj 2


9/8/2008 ·

MİLLİYET GAZETESİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ:

-19 yaşındayım konservatuar sınavlarına hazırlanıyorum.oldum olası oyunculuk yapmayı çok istiyordum.benim için dizi oyunculuğu joker gibi bişey oldu.liseyi bitirdikten sonra tiyatro sınavlarına girdim ve kazandım.ilk olarak doktorlar dizisnde oynamaya başladım.ardından iki aile dizisinde rol aldım ve küçük kadnlar projesi gelince evet dedim.

?BU PROJEDE SİZİ ÇEKEN NE OLDU?

-Küçük kadınlar okumaktan zevk aldığım çok sevdiğim bir kitapt bunun yanısıra senaryoyu duyduğumda bana çok heyecanlı geldi.kanal d ' de olması da benm için güzel bi sebepti.

?OYNADIĞINI KAREKTERİN ÖZELLİKLERİYLE İLİGLİ BİRAZ BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?

-Yeliz karekteri 15 yaşında.bulunduğu konumu hazmedemeyen zengin bir ailenn kızı olmak isteyen biri.bu karekteri sevmemdeki en büyük nedne insanlar izlerken bizim kız diyecekler deli dolu bulunduğu ortama neşe katan bir karekter.

?GELEN PROJELERLE İLGİLİ FİKİR DANIŞTIĞIMN BİRİSİ VAR MI?

-Benim için annemin fikirleri çok önemlidir.eğer o yapma diyorsa onaylamıyorsa ben zaten kabul etmem.

?OYNADIĞINIZ KAREKTRLE İLGİLİ ÖZEL BİR ÇALIŞMA YAPTINIZ MI??

-Çevremdeki 15 yaş grubundaki kızları inceledim.eskiden onlaırn yağtığı hareketler saçmagelirdi şimdi karekterim sayesinde anlayabiliyorum.

?GERÇEK HAYATTA KARDEŞİNİZ VAR MI?ARANIZ NASIL?

-Bir ablam var onunla çok çatışırız ama severiz birbirimizi

Yorum (yok) Yorum yaz!

fulya zenginer ROPORTAJ


9/8/2008 ·

FULYA ZENGİNER

Hem rolüme hem ÖSS’ye çalışıyorum

= Yeliz nasıl bir karakter?

- Biraz fazla şımarık. Zengin bir ailede doğmalıymış! Biraz deli dolu ve heyecanlı. Kardeşleri Elif ve Armağan ile çok zıt bir karaktere sahip. Her evde mutlaka bulunan bir kız Yeliz, çünkü ergenlik çağına giren herkesin huylarını barındırıyor. Kendini çok önemseyen ve güzel olduğunu düşünen biri.

= Daha önceden birkaç oyunculuk deneyiminiz vardı sanırım...

- "Doktorlar" dizisinde bölüm oyunculuğu yaptım. Sonra da "İki Aile" dizisinde rol aldım.

= Oyunculuk eğitiminiz var mıydı?

- Konservatuvar sınavına hazırlanırken eğitim aldım. Liseyi geçen yıl bitirdim bir sene hazırlık dönemi gibi geçti.

= Bu tempoda çalışırken ÖSS’ye hazırlanmak zor olmuyor mu?

- Geçen yıldan alıştığım bir şey bu benim için. Dershanede burslu okuyan bir insan olarak derslerde zorlanmam söz konusu değil. Bu işi severek yaptığım için dersler bana ağır gelmiyor. Başka bir iş yapsaydım, iki-üç saat uykuyla durup bu tempoya katlanamayabilirdim. Yaşadığım her an insanları izliyorum. Onların tepkilerini gözlemliyorum. Bazen kendimi dinleyip hangi olaylara nasıl tepkiler verdiğimi düşünüyorum.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Fulya zenginer hakkinda bilgiler


9/8/2008 ·

Fulya Zenginer Küçük Kadınlar dizisinde Yeliz rölünde. İki Aile Dizisi Küçük Eda rolünde ve Doktorlar dizisinde izleyebiliriz. Fulya Zenginiz Liseli yılların da yazdıkları aşağıdadır.

12 EKİM 2006 tarihini hiç unutmayacağım. Bu gün hayatımın en güzel günlerinden birisi başıma geldi. Sınıf temsilcisi arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun oylarıyla Bakırköy Lisesi gibi tarihi ve köklü bir okulun öğrenci meclisi başkanlığına seçildim. Bu nedenle kendimi kısaca size anlatmak istiyorum.
21 Temmuz 1989 yılında İstanbul’da doğdum. İlköğretimi Zeytinburnu Nuri Paşa İÖO’nda okudum. Bakırköy Lisesi’ne gelmeyi özellikle istedim. Çünkü en iyi eğitimi burada alacağımı biliyordum ve üç yıl boyunca bu düşüncemde ne denli haklı olduğumu çok iyi anladım.
Edebiyata ilgim vardır. Bu nedenle en önemli özelliğim kitap okumaktır. Okumayı çok seviyorum. Benim için kitap okumak boş zamanlarda yapılan hobi değildir. Bir tutkudur kitap okumak. Zamanımı değerlendirdiğim en görkemli faaliyettir.
Tarihe, özellikle Türk tarihine çok ilgim var. Bu konuda da şanslı olduğumu düşünmekteyim. Çünkü ülkemizin her yerinde tarihi güzellikler göz kamaştırmaktadır.
Türkçemizi çok mükemmel buluyor ve en güzel şekilde kullanmaya çalışıyorum. İnsanlarla diyalogumun iyi oluşunu da güzel Türkçemize bağlıyorum. Albert Einstein’in; “önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan daha zordur” sözüne inat insanlara önyargılı asla yaklaşmıyorum. Bu nedenle farklı kişilik ve kültüre sahip insanlarla dostluk kurabiliyorum ve kurduğum bu dostlukları devam ettirebiliyorum. Ayrıca bu dostlukların güzelliğiyle İngilizcemi de ileri seviyelere çıkardım.
Yüzmeyi de çok seviyorum. Uzun yıllar hayalimde hep iyi bir yüzücü olmak vardı. Bu alanda ülkemizin imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle yüzücü olma hayalim söndü.
Şimdiki hayalim ise tiyatro. Bana göre tiyatro sahnesi inanılmaz ve büyüleyici bir yer. Sahnede yuttuğumuz “o sahne tozunun” bizi bayıltmasıyla insan kendisine ait olmayan duyguları da yaşar. Böylece başkalarını anlamanın, onlarla bütünleşmenin en güzel yolunu buluruz tiyatro sayesinde.
Bakırköy Lisesi Öğrenci Meclisi Başkanı olarak 1600 öğrenci arkadaşımın; idareci, öğretmen ve diğer bize hizmet eden personelin; ayrıca yarım asırlık görkemli “Bakırköy Liselilik” vizyonu (uzak veya geniş görüşlülük) ve misyonunun (amaç yâda görev) bana yüklediği ağır sorumluluğun bilincindeyim. Bu sorumluluğumu en iyi biçimde yerine getirmeye çalışacağım. Hep birlikte gerçekleştireceğimiz bu onurlu yolculukta ben sadece hepimizin sesi ve görüntüsü olacağım.
Hepinize saygılar sunarken bundan sonraki yazımızda da Bakırköy Lisesi Öğrenci Meclisi Başkanı ve meclisi olarak Türk eğitimine ve demokrasi kültürüne neler kazandırabileceğimizi sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

film indir hande soral özge özpirinçci chat Sesli Chat Sohbet